|
BURCU KAYA OTEL
Otelimiz, tarihin ve kültürün birleşerek bir
ihtişama dönüştüğü Kapadokya'nın merkezi,
Ortahisar’dadır. Selçuklu mimarisinin genel
etkisiyle kayadan oyularak yapılmış, titizlikle
hazırlanmış dekoru ile 82 oda ve 164 yatak
kapasitesine sahip olup, Kapadokya'nın zenginliğine
konforu ekleyerek unutamayacağınız bir tatil
geçirmeniz için tam 20 yıldır sizlere hizmet
vermektedir.
Özenle döşenmiş şömineli lobimizde ya da çeşitli yerli ve yabancı içkilerin bir
arada olduğu barımızda tarihin ev sahipliğinde
keyifli sohbetleri mutluluk dolu paylaşımlara
dönüştürebilir, açık ve kapalı restoranlarımızda
Ürgüp'ün zengin ve verimli topraklarındaki
ekolojik tarım alanlarında
yetiştirdiğimiz doğal ürünlerle hazırlanan
yöremiz mutfağının en leziz örneklerini
tadabilirsiniz.
Peri bacalarını manzara olarak izleyebileceğiniz
otel havuzumuzda serinlemenin tadını çıkarırken, iş
toplantılarınız için yüksek standartlara sahip
teknik donanımlı toplantı odamızda sunumlarınızı
profesyonellikle gerçekleştirebilirsiniz.
Burcu Kaya Otel’de deneyimli ve eğitimli
personelimiz sizi geleneksel Türk
misafirperverliğiyle ağırlayacak ve Kapadokya'nın
yaşamınızdaki en güzel anılardan biri olması
dileğiyle uğurlayacaktır.
KAPADOKYA
Kapadokya 1985 yılında UNESCO'nun Dünya Kültür
Mirası Listesine girmiş, bir kültür ve tarih
hazinesi’dir. Kapadokya Pers dilinde “Güzel Atlar
Ülkesi” anlamına gelmektedir.
Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasan dağı ve
Güllü dağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu
yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur
ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan
son derece ilginç ve eşi olmayan bir peyzaj
görüntüsüne sahiptir.
Günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahip
olan Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin kültürle
bütünleştiği özel bir alandır. Coğrafi olaylar
Peri bacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte,
insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise
oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce
yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.
İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar
uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hititlerle
başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini
barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir
köprü kuran Kapadokya, tarihi İpek Yolu'nun da
önemli kavşaklarından biridir.
Kapadokya’da insan yerleşimi Paleolitik döneme kadar
uzanmaktadır. Hititler’ in yaşadığı topraklar daha
sonraki dönemlerde hırıstiyanlığın en önemli
merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler
ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir
sığınak haline getirmiştir. Tarih süresince
Hititler, Asurlar, Frigler ve Roma İmparatorluğu’nun
bu bölgedeki egemenliğinin ardından, Anadolu'nun
Ermenistan'dan Kapadokya'ya kadar olan Hıristiyan
bölgelerine Arap akınları başlamasından sonra
Selçukluların eline geçmiştir. Bu süreçle birlikte
mimari tarzı değişime uğrayarak kültür olarak daha
da gelişkin estetik formlara sahip olmuştur.
Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında
yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari
örnekler bırakarak Kapadokya'yı terk etmişlerdir.
Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve
güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler.
Bu evler on dokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların
ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir. Bölgenin tek
mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik
yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak
olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile
temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir
yapı malzemesine dönüşmektedir. Kullanılan
malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden
dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari
bir gelenek halini almıştır.
|